O sabah carmen kırmızıları donatmıştı genç kadının odasını.
Uyku kokulu yatağından ağır ağır kalktı.
Kocaman kupasına neşe doldurdu ilk iş.
Yudumladıkça rüzgar sesini arttırdı.
Üstünden yalanları çıkardı dürüstlük giyindi.
Aynadaki yansımasına bakmadı bu gün.
Ne gerek vardı?
Çantasını taktı sırtına, çıktı yola.
Biraz yürüdü rüzgarın şarkısıyla.
Yıllarca dinlese bıkmazdı.
"Ay'ın sesinden çok daha güzel hem..." diye geçirdi içinden.
Renkler selam verdi başlarıyla.
Genç kadın nazikçe topuklarını çarparak eğildi önlerinde.
Köşeden bir otobüse bindi.
"Huzur'dan geçer mi?"
Şoför ve tüm çikolata yolcular
"Geçer.."dedi hep bir ağızdan.
Renklere ıslık çaldı.
Nazik bir hanımın bunu yapmaması gerektiğinin farkındaydı.
Yanına çağırdı onları.
Huzur'da indiler.
Ve oraya yerleşmeye karar verdiler.
Çantasına topladı, rüzgarın sesini, neşe kupasını, carmen kırmızılarını..
Griden eser olmayan bu yerde, genç kız renkleriyle güvende. ***










--
Genç fikirler demek, gerçek fikirler demektir.
Mustafa Kemal ATATÜRK
--
Design, never knows borders..
--
berkcanokar
--
Design, never knows borders..
--
www.buraknevruzoglu.com
--
such a sitzpinkler, you
Previous Page12345...Next Page